hafıza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hafıza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2013 Cumartesi

100 milyon yıllık depolama birimi

100 milyon yıllık depolama birimi


Veri saklama çözümleri sunan teknoloji devi Hitachi, dün veri kodlanabilen ‘kuvars cam’ teknolojisini tanıttı. Şirket, doğal afetlere bile dayanıklı olan kuvars cama kodlanacak bilgilerin, en az 100 milyon yıl burada depolanabileceğini öne sürdü.



Hitachi’nin kuvars cama bilgi depolamayı sağlayan formulü gizli tutuluyor. Ancak üç köşeli kristal olan kuvars ve dağınık bir biçime sahip camdan geliştirilen kuvars camın nasıl oluşturulduğuna dair bir fikir yok değil. Kuvarsın uzun bir süre en az 2000 Santigrat gibi yüksek sıcaklığa maruz bırakılması halinde, kristal yapısını kaybederek erimiş kuvars olarak adlandırılan cam benzeri bir yapı kazandığı biliniyor. Biçimsiz kuvarsın çok saf bir hali olan bu materyalin, Hitachi’nin en son geliştirdiği teknolojide kullanmış olabileceğine inanılıyor.

Kuvars cama bilgi depolanması, diğer hiçbir optik depolama teknolojisine benzemiyor. Hitachi’nin gerçekleştirdiği sunumda, dört tabaka kuvars cam kullanıldı. Ardından, lazer kullanılarak kuvars cam üzerinde desen oluşturulması esnasında bilgi lazerin oluşturduğu mikroskobik çukurlara kodlandı. İkili veri (binary) olarak olunacak bilginin hangi kuvars tabakasına kodlanacağı, farklı lazer odak uzunluklarını belirlenerek seçilebilecek.

11 Ocak 2013 Cuma

İnsan Hafızası Nasıl Çalışır?




Hafızanız hakkında ne kadar çok şey bilirseniz onu nasıl geliştirmeniz gerektiğini de o kadar iyi bilirsiniz. Bu yüzden de hafızanızın nasıl işlediğini anlatan bu yazıda kendiniz için yeterli bilgi bulabileceğinizi düşünüyoruz.

Bebeğinizin ilk ağlayışı… Büyükannenizin yaptığı kurabiyelerin tadı… Okyanus esintisinin kokusu. Bunlar hayatınızın devam eden tecrübelerini oluşturan hatıralardır. Size kendinizi anlatırlar. Tanıdığınız insanlarlayken ve yerlerdeyken bu anılar geçmişinizle şimdiniz birbirine bağlar, geleceğinizin iskeletini oluşturur. Yani bizi biz yapan şey hatıralarımızdır.

Çoğu insan hatırlar sahip oldukları bir şeymiş gibi konuşur. İyi görmeyen gözleri ya da güzel saçları gibi. Fakat hafıza vücudunuzun bir parçası gibi varlığını sürdürmez. Dokunabileceğiniz bir şey değildir. Hafıza, hatırlama sürecine işaret eden bir kavramdır.

Geçmişte çoğu uzman hafızayı, içinde bilgilerin saklandığı ayrı hafıza dosyaları gibi anlatmayı severdi. Diğerleriyse hafızayı, insan kafasının altında bulunan nöral süperbilgisayarlara benzetiyordu. Fakat bugün uzmanlar, hafızanın bundan çok daha karmaşık ve anlaşılmaz olduğuna, beynin tek bir noktasında bulunmadığına ve beynin genelinde gerçekleşen bir süreç olduğuna inanıyor.


Bu sabah kahvaltıda ne yediğinizi hatırlıyor musunuz? Aklınıza yalnızca bir tabak içinde peynir zeytin geliyorsa bunu sıra dışı bir nöral yoldan çekip almamışsınız demektir. Bu anı, son derece karmaşık bir yapıcı gücün, her birimizde varolan ve beyne yayılmış ağ biçimli hücrelerden gelen bambaşka izlenimleri bir araya getiren bir gücün sonucudur. ‘Hafızanız’ her biri anıların yaratılması, depolanması ve yeniden hatırlanması konusunda farklı roller oynayan bir sistemler grubundan oluşur. Beyin bilgiyi normal olarak işledikten sonra tüm bu farklı sistemler mükemmel bir biçimde birlikte çalışarak bağlı düşünceleri oluşturur.

Tek bir anı gibi görünen şey, aslında karmaşık bir yapıdır. Eğer bir nesneyi düşünürseniz (örneğin kalem diyelim) beyniniz bu nesnenin adını, biçimini, fonksiyonunu ve sayfaya değdiğinde çıkardığı sesi hatırlayacaktır. Bir kalemin nasıl olduğuna dair anıların her bir parçası, beynin farklı bölgelerinden gelir. Kalemin bütüncül olarak imgesi, beyin tarafından farklı bölgelerden aktif olarak yeniden yapılandırılır. Nörologlar, bu bölümlerin tutarlı bir bütün oluşturmak üzere nasıl bir araya geldiklerini henüz anlamaktadır.